İçeriğe geç
  • Dolar 49,6015
  • Euro 55,6781
  • Sterlin 66,5396
  • Bitcoin 4.182.585 ▲ %1,75

Diyarbakır Asayiş

Veysi Çevik cinayeti soruşturmasında şok itiraf

Veysi Çevik cinayeti soruşturmasında şok itiraf

Diyarbakır'da 2015'te işlenen Veysi Çevik cinayetine ilişkin davada tanıklar, sanıkları asılsız suçladıklarını ve ifadelerini kurguladıklarını açıkladı.

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 29 Ağustos 2015 tarihinde Veysi Çevik'in uzun namlulu silahla öldürülmesine yönelik soruşturma, 2026 yılında özel bir ekip tarafından yeniden ele alındı. Olayın faili meçhul olarak kaldığı süreçte, İl Jandarma Komutanlığı bünyesindeki JASAT, Kriminal Şube ve İstihbarat Şube müdürlükleri ile İlçe Jandarma Komutanlığı personeli ortaklaşa çalıştı. Teknik incelemeler kapsamında JABS, PARS, Dedektif, PTS, HTS, İ2 ve daraltılmış baz analizleri kullanıldı, mevcut ifade tutanakları detaylı şekilde değerlendirildi.

Milliyet'te yayınlanan habere göre, elde edilen veriler ışığında aynı aileden Mehmet, Sedat, Mustafa, Aydın, Rauf ve Mahmut K. isimli 6 şüpheli tespit edildi. Gözaltına alınan zanlılar, 19 Ocak'ta tutuklanarak Diyarbakır Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na konuldu. Haklarında 'Tasarlayarak kasten öldürme' ve 'Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istenen sanıklar için Diyarbakır 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. İlk duruşmada mahkeme, HTS kayıtları köylerinde olduğunu gösteren Rauf K. ve Mahmut K.'nin tahliyesine karar verdi.

Davanın ikinci duruşmasında olayın kilit tanıklarından Sıdıka K., SEGBİS üzerinden verdiği ifadesinde çarpıcı bir itirafta bulundu. Önceki beyanlarını değiştiren Sıdıka K., arazi satışından doğan para anlaşmazlığı nedeniyle sanıklar hakkında gerçeğe aykırı ifade verdiklerini belirtti. İzmir'e taşındıktan sonra paralarını alamadıkları için korktuklarını ve sanıkları cinayetle ilişkilendirmek amacıyla kurgu yaptıklarını söyleyen Sıdıka K., "Köyde geçimimiz olmadığı için arazilerimizi satarak İzmir'e gittik. Ancak kardeşleri kocamı kandırıp, tapuyu aldıktan sonra parayı ödemediler. Bu yüzden tartışma ve kavgalar yaşandı. Biz İzmir'e taşındıktan sonra bunların paramızı ödemeyeceğini anlayınca korkup ödeme yapsınlar diye onları bu faili meçhul cinayetle ilişkiliymiş gibi göstererek ve kurgulayarak ifadeler verdik. İşin bu boyuta geleceğini tahmin edemedik. Hala da sattığımız tarlaların parasını ödemediler diye bunlardan şikayetçiyim" dedi.

Sıdıka K.'nın eşi Seyhan K. de eşinin sözlerini doğrulayarak, arazi paralarını tahsil etmek için mevcut durumdan faydalanıp kurgu yaptıklarını kabul etti. Seyhan K., "Paramı hala istiyorum. O konuda şikayetimiz var ancak bu olayla ilgili sanıkların bu suçu işlediklerine ihtimal vermiyorum" ifadelerini kullandı. Maktulün annesi Kini Çevik ise oğlunun öldüğü sırada olay yerinde olmadığını ancak sanıklardan şikayetçi olmaya devam ettiğini dile getirdi.

Duruşmada dinlenen diğer tanık Mevlüt M., olay yerine ilk kendisinin ulaştığını belirterek, "Yol üzerinde bir tesisim var. Bulunduğumuz yerden olay yeri görünmüyor ancak ses duyuluyor. Silah sesi de duydum. Köyümüze yakın olduğu için ben de amcamla başkaları arasında bir olay olduğunu düşünerek olay yerine gittim. Traktör şarampole yuvarlanmıştı. Veysi'yi de 400 metre ötede tarlanın içerisinde yerde yatar şekilde gördüm. Vefat ettiği belliydi. O sırada karakolu ve 112'yi aradım. Olay yerine gittiğimde kimse yoktu. Veysi, bir amcamın şoförüydü. Başka bildiğim bir şey yok" şeklinde konuştu. Bir diğer tanık Abdurrahman Y. ise olay sırasında maskeli 3 kişi gördüğünü, bunlardan birinin elinde uzun namlulu silah olduğunu ve bir kişinin araçta beklediğini anlattı.

Cumhuriyet savcısı sanıkların tutukluluk hallerinin devamını isterken, sanık avukatlarından Mahir Akbilek, müvekkillerinin tutukluluk durumunun yeniden değerlendirilmesini talep etti. Akbilek, "Müvekkilimin tutukluluğunun gözden geçirilmesi gerekmektedir. Seyhan ve Sıdıka K. çifti sanıklara neden atfı cürüm nitelikli ithamda bulunduklarını ikrar etmişlerdir. Maktulün annesi ve eşi halen de gerçek fail veya faillerin kim olduğunu bilmemektedir. Dosyada bulunan analiz raporu ve daraltılmış baz raporu mahkemeyi yanıltmaktadır. TÜBİTAK'a müzekkere yazılarak raporun denetlenmesini talep ediyoruz. Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması önemli olmakla beraber elde yeterli delil yokken ilintisiz kişilerin cezalandırılması haksızlık olacaktır" dedi. Mahkeme, savcının mütalaasını sunması ve gelmeyen tanığın zorla getirilmesi için duruşmayı 15 Aralık'a erteledi.

TürkAta Haber Ajansı
Diyarbakır Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…