İçeriğe geç
  • Dolar 49,5829 ▲ %0,08
  • Euro 55,6616 ▲ %0,10
  • Sterlin 66,0358 ▲ %0,09
  • Gram Altın 6.604,27 ▲ %0,13
  • Çeyrek Altın 10.804,61 • %0,00
  • Gümüş 91,02 ▲ %0,06
  • Bitcoin 4.067.237 ▲ %0,73
  • BIST 100 11.430,14 ▼ %2,49

Teknoloji

Jeotermal Birliği CEO'su: Türkiye, COP31'de uzmanlığını uluslararası çevrelerle buluşturabilir

Jeotermal Birliği CEO'su: Türkiye, COP31'de uzmanlığını uluslararası çevrelerle buluşturabilir

Uluslararası Jeotermal Birliği CEO'su Marit Brommer, Türkiye'nin COP31'de jeotermal uzmanlığını uluslararası politika ve yatırım çevreleriyle buluşturabileceğini söyledi. Türkiye, jeotermal kurulu gücünde dünyada 4., Avrupa'da 1. sırada yer alıyor.

Uluslararası Jeotermal Birliği Üst Yöneticisi (CEO) Marit Brommer, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Konferansı'nın 31'incisi (COP31) kapsamında Türkiye'nin jeotermal alanındaki uzmanlığını uluslararası politika ve yatırım çevreleriyle buluşturabileceğini söyledi.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Brommer, 17 Ekim Dünya Jeotermal Günü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, jeotermal enerjinin yerli, güvenilir ve sürdürülebilir bir kaynak olduğunu ve dışa bağımlılığı azaltabileceğini belirtti. Brommer, bu kaynağın elektrik üretiminin yanı sıra şehirlerin ısıtma ve soğutma ihtiyaçlarında, endüstriyel süreçlerde ve jeotermal seralarla gıda üretiminde kullanılabileceğini aktardı. Konu Diriliş Postası tarafından da aktarıldı.

Brommer, jeotermalin yalnızca bir elektrik üretim teknolojisi olarak görülmemesi gerektiğini, bütün enerji sistemlerini, yerel ekonomileri ve toplulukları destekleyebilecek bir kaynak olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. "Yer altı, bize olanakları sunar ancak bu olanakları kullanıp kullanmayacağımıza ve nasıl kullanacağımıza yer üstünde karar veririz." dedi.

Jeotermal enerjide tam potansiyele ulaşmak için daha fazla yatırım, düzenleme ve kurumsal hazırlık gerektiğini vurgulayan Brommer, projelerin yüksek başlangıç yatırımları gerektirdiğini, faydaların on yıllara yayılması, arama riskleri ve uzun izin süreçlerinin yatırımcıları caydırabildiğini kaydetti. Hükümetlerin kaynak haklarını netleştirerek, şeffaf lisanslama süreçleri oluşturarak ve arama risklerini azaltacak mekanizmalar geliştirerek fark yaratabileceğini dile getirdi.

Ülkelerin jeotermal kaynakları anlayan düzenleyici kurumlara, yatırımın niteliğini bilen finans kuruluşlarına ve enerji planlamasını koordine edebilecek kamu otoritelerine ihtiyacı olduğunu belirten Brommer, "Bilimsel bilgiyi ve teknik uzmanlığı geliştirmek için onlarca yıl harcadık. Artık bu bilgiyi politikaya, yatırıma ve uygulamaya dönüştürme konusunda da aynı ölçüde etkili olmalıyız." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin jeotermal enerji kurulu gücünde dünyada dördüncü, Avrupa'da birinci olduğuna dikkati çeken Brommer, Türkiye'nin önde gelen jeotermal ülkelerden biri olduğunu ve uygulama çeşitliliğiyle öne çıktığını söyledi. Türkiye'nin bu yıl Kanada'da düzenlenen Dünya Jeotermal Kongresi'nde ülke güncellemesini sunduğunu belirten Brommer, Türkiye'nin deneyiminin Kanada gibi ülkeler için örnek gösterildiğini aktardı.

Brommer, Türkiye'nin kaynak geliştirme, yatırım, düzenleme ve doğrudan kullanım uygulamalarındaki deneyiminin Orta Asya, Balkanlar, Afrika ve diğer bölgelerdeki gelişmekte olan jeotermal pazarlar için değerli dersler sunduğunu ifade etti. Jeotermal alanda yeni nesil liderliğin yalnızca üretilen elektrik miktarıyla değil, uygulama çeşitliliği ve topluluklar için yaratılan değerle ölçüleceğini kaydetti.

Jeotermal enerjinin diğer yenilenebilir kaynaklar kadar görünür olmadığı için uluslararası tartışmalarda göz ardı edilebildiğini ancak COP31'de daha fazla görünürlük kazanabileceğini belirten Brommer, "Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31'i jeotermal alanındaki uzmanlığı daha geniş politika ve yatırım çevreleriyle buluşturmak için önemli bir fırsat olarak görüyoruz." dedi.

COP31'de tartışmaların hedeflerin ötesine taşınarak uygulamaya yöneltilmesi gerektiğini vurgulayan Brommer, politika yapıcıları, düzenleyici kurumları, kalkınma bankalarını, yatırımcıları ve jeotermal uzmanlarını somut çözümler etrafında buluşturmanın gerektiğini söyledi. "Jeotermalin gelişimindeki bir sonraki aşamayı yalnızca jeolojik potansiyel belirlemeyecek. Belirleyici olan, bu potansiyeli sürdürülebilir yatırımlara, altyapıya ve toplumsal değere dönüştürmek için kolektif olarak göstereceğimiz başarı olacak." ifadelerini kullandı.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…